1957 Yılında 26 Yaşındaki Ben

Ocak 19, 2009 | | 4 Yorum yapılmış

1957 yılı…

O zamanlar elektrik yok. Mum ışığında televizyon izliyoruz. Askerden memlekete dönmüşüm. Tam hatırlayamıyorum bir kaç tane çocuk var, bizim hanım onlarla uğraşıyor.

Ben o sırada, altında şiirler okunarak aşk-ı ilan edilecek çınar ağacının fidanı ile ilgileniyorum. Çaylarını yudumlarken çocuklarını izleyerek, su sesi eşliğinde aile ile beraber huzur bulunacak pınarın suyunu fidanın köklerine doğru gitmesini sağlıyorum çapayla…

Burak sağolsun bir mim göndermiş. Aslında Burak’a bundan başka bir mim borcumuz daha var geçmişten gelen. O zamanlar gözlük takmadığım için görememiştim, kendisi kusrumuza bakmasın ;)

Bize gelen mimin konusu şu,
Doğum tarihinizden şimdiki yaşınızı çıkartıyorsunuz ve o yıl şimdi yaşınızda olsaydınız diye başlıyor;
Buna göre o yıl;

1- Hangi mesleği yapıyor olurdunuz?
2- Nerde yaşamak isterdiniz?
3- İdolünüz kim olurdu?
4- O yıllara ait bir şarkı, resim varsa ekler misiniz?

1957 Tarihinde 26 yaşında olsaydım, bu da takribi 1931 yılında doğmuş olurdum. Büyük bir ihtimalle o yıllarda köyde yaşıyor olurduk. (1893 yılında Türkiye’ye zorunlu göç eden atalarımı düşündükçe bu fikir ortaya çıkıyor.)

1957 Yılında, 4-5 yıl öncesinde askerden köyüne dönmüş bir genç olarak ilk yapacağım olay evlenmek olurdu. Belki askere gitmeden önce kız kaçırmış da olabilirdim :) 1957  Yılında da bir kaç tane çocuğum olurdu diye tahmin ediyorum. Köy yerinde çobanlık ve tarımla uğraşırdım. (O zamanın şartları)

1957 Yılındaki Türkiye’ye baktığımızda terör v.s. kol geziyormuş her zamanki gibi. Büyük şehirde yaşamak istemezdim. Bu şekilde istikrarsız dönemlerde köy yeri daha güvenli olurdu ki o zamanın şartlarında da mahsül satmak için en uzak olarak yer olrak yakın ilçelere giderdik diye tahmin ediyorum. Öküz arabalarıyla başka nerelere gidebilirsin ki?

Kendimizi 1957 yılına götürelim, köy yerinde iletişim araçları olarak neler var? TRT Radyosunun 1964 ‘te faaliyete geçtiğini düşünürsek, hiçbir şey yok, diyar diyar gezen insanların anlattıkları var sadece. İdolümün olması için bileceğim bir isim yok ortada. Ya Sahabe hayatı gibi yaşamak isteyen evliya ya da Dedem gibi yaşamak isteyen bir çoban olurdum. Lakin çoban olurdum gibime geliyor. Evliya olacak irade nerede bizde :)

Şu anda 78 yaşında yaşlı bir insan olarak ya da mezar taşında Ruhuna Fatiha yazan biri olarak bunları yazmıyor olacaktım :)

O yıllara ait fazla görsel içerik olmadığından dolayı siyah beyaz Zeki Müren  filmi ile sizleri başbaşa bırakıyorum.

Berduş;

Eğer videoyu izleyemiyorsanız buradaki programı kullanabilirsiniz.

Bu mim’i  Teakolik‘e ve uzun zamandır yazmayan  Codelu‘ya  paslayalım. Öldün mü, kaldın mı bilelim ;)

Devador mim kabul ediyor mu bilmiyorum fakat bunu devador’a da gönderelim ;)

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Bu Gün Olmuş Önemli Olaylar (16 Şubat)
  • Facebook Dünya Ülkesi Olmaya Aday
  • Yazılım Geliştirirken Kara Kutu Kullanmak
  • 12 Eylül Olayları….
  • GAZZENİN TARİHİ ÖNEMİ
  • Comments (4)

     

    1. Ceyhun dedi ki:

      görev tamamlanmıştır :D güzel olaymış şu mim

    2. gazanya dedi ki:

      Cevap için teşekkür ederim.

    3. codeluu dedi ki:

      bak ya nasıl da içerlenmişim, walla şunu söyleyeyim son günlerde adım atacak, nefes alacak vaktim yok ama mimi hemen yarın yazacağım söz. sağlıcakla…

    4. […] mim ile ilgili bi’kaç yazı daha paylaşayım, eminim okuyana zevk veriyor. Gazanya Burak […]

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi