Bu gün 23 Nisan…. Sadece Çocukların değil Türkiye’nin Bayramı. Google de bunu kendi sayfasında bizim için yaptığı logo ile, Türkiye bizim dostumuz dercesine gösteriyor. aslında siyasete girmek gibi olmasın da, Microsoft da bir zamanlar Türkiye topraklarında bizim tanımadığımız bir ülkeyi göstermişti ve işletim sistemini onların dilinde piyasaya sürmüştü. Yabancı dil konusunda lafım yok da, ticari maksatla Türkiye’yi tanımıyoruz demişti yaptığı hareketle.
Şimdi çoğu yerde google ‘nin yaptığı bu durum iyi karşılanacak gibi duruyor. Türkiye pazarından oldukça reklam geliri de alacak. Fakat, unutulan bir nokta var sanırım. Değilse de kendimce bir nokta: “Ticari amaçla bizim dostumuz oluyor.” şöyle düşünün yarın 24 Nisan ve sözde ermeni soykırımını ermeniler yas tutacak. bir çok yerde gösteriler v.s. yapacaklar. Google, 23 Nisan’da Türkiye’den girişlerde Çocuk Bayramı diyor. Yarın Ermenistan’dan girenlere de Sözde soykırım logosu yaparsa ?
Bazı değerleri kullanarak gelir elde etme düşüncesi mi var acaba? ilerleyen tarihlerde göreceğiz. Fakat, ileriki tarihlerde ne olacağını görmesek de, bu günkü olay insanı mutlu ediyor… İşte size, Google….

23 Nisan 2007 tarihinde gazanya yazmış;
Biliyorsunuz ki, google eart çıktığından beri çoğu kişi meraklı gözlerle dünya üzerindeki gidemedikleri yerleri kuşbakışı izliyor. Kimi, askerlik yaptığı yeri, kimi turist olarak gittiği yeri, kimi öğrencilik hayatını geçirdiği güzelim topraklara kuşbakışı bakıp anılarını tazeliyor…
Buradaki site ise, google eart ın uzay versiyonu. Yıldız haritası da diyebiliriz. Bu site ile Yıldızların adını, şanını, mekanını ve hatta teleskop ile çekilmiş resimlerini bile görebilirsiniz…
Sitenin ufak bir görüntüsü;

Kaynakça: Birdirgeç
15 Nisan 2007 tarihinde gazanya yazmış;
Uzun süredir iş yoğunluğu sebebiyle buraya birşeyler yazamadım. Ö–zürlerimi borç bilirim. Tahmini 2 hafta kadar oluyor. Yani 2 hafta öyle geçti ki hiçbir şey anlamadım. Yattım kalktım çalıştım gibi bir şey yani….
Hele bu gece düşünüyorum ve yazıyorum da… (Hani yazacak bir şey bulamadım ya dolu gözüksün sayfa :)
Herkes uzay filmlerinden en az 1 tane izlemiştir. Yani düğmeye basarsınız da tüm yıldızların içinde ışık hızından daha hızlı gidersiniz. Yıldızlar düz çizgi gibi gözükür. (Ben hÖ¢lÖ¢ anlamam o kadar hızla hiçbir şeye çarpmadan nasıl gittiklerini) Fakat, şunu anladım 2 haftasonunda… Biz bu hayata başladığımız anda o düğmeye biri bizim yerimize basmış ve o kadar hızla gidiyoruz. Çizgi gibi gözüken ise bizim hayatımız. Yarın ise sonumuz belli, beyaz kefenler içinde toprağın altı…. o kadar hızlı gidiyoruz ki kendi hayatımızı bile teğet geçerek yol alıyoruz. Bu hızla yol alırken, en azından kendimiz için bir şeyler yapmamız gerekiyor… Toprağın altına girdiğimizde olacaklara hazır olmayız yani….
12 Nisan 2007 tarihinde gazanya yazmış;
Hiç hayvanlar alemini merak ettiniz mi? yok yok belgesellerden bahsetmiyorum. Belgesellerde, yaratılmış olanlar doğar, yaşar ve ölür kavramı vardır ve yaşamları hakında incelemelerde bulunurlar. Ben ise doğumdan öncesini diyorum. Mesela; bir fil anne karnında nasıl büyüyor ve en basitinden ona kim öğretiyor hortumunu kullanmayı? Ya da, bir yunus anne karnında nasıl gelişyor ve doğarken yüzebiliyor…
Rabbim ne güzellikler yaratmış da daha haberimiz bile yok….
Mesela; Anne karnındaki bir fil;

Yazının devamını okuyun—> »
01 Nisan 2007 tarihinde gazanya yazmış;