Bloglar Ve Türkiye

Eylül 18, 2010 | | 2 Yorum yapılmış

İnternetle fazla haşır neşir kişiler Türk dizilerinden daha çok yabancı altyazılı dizileri izlerler. Yabancı dizilerde  bloglara fazla mı yer veriliyor diye düşünmeye başladım.  Sherlocks Holmes, Primeval daha ismini sayamadığım bir kaç dizi ve filmde de bloglara atıflarda bulunuluyor.  Teknoloji ile arası iyi kişiler genelde bloğu olan tipler olarak aksediliyor.

Sadece dizilere mi yansıyor? Hayır, bazı yabancı firmalar gazetecilere davet verdiğinde gazetecilerle beraber 2-3 blog yazarını da davet ediyor.  Aslında biz yabancıların daha çok teknoloji tarafını görebiliyoruz. Onlarla iç içe değiliz fakat dizi ve filmlerde bu kavram işleniyorsa, bazı devlet kurumlarının ve bakanlıklara ait  bloglar varsa , bir çok kişi blog kavramını biliyor olsa gerek.

Türkiye’de blog kavramı ne derecede biliniyor?  Bu konuda Türkiye’yi küçümsersek bazı kesimlere büyük haksızlık etmiş oluruz. Bir çok firma bloglarla eğlenceli etkinliklere imza attı. Bunlar bazen pazarlama, bazen tanıtım etkinlikleri oldu. Türkcell, hepsiburada gibi bazı firmalar kendi bloglarını açtılar. Bazı gazeteciler blog yazarlarını eleştirdiler, bazıları da röportaj yaptı. Bu konuda kendimizi küçümsersek, kendimize haksızlık etmiş oluruz. Büyük bir kesim blog kavramını biliyorken blogların fazla takipçi sayısı olmadığını tahmin ediyorum.

Güzel etkinlikler oluyor, bir çok blog açılıyor. Bu arada blog kavramı olarak kopyala-yapıştır yaparak oluşturulmuş (ç)alıntı yazılardan bahsetmiyorum. İnsanların kendi fikirlerini, özgür iradeleriyle oluşturduğu cümlelerle dolu yazılardan bahsediyorum.  Bloglar arasından öyle kayda değer yazılar çıkıyor ki, bazıları alanındaki dergilerden daha faydalı kaynaklar olabiliyor. Sosyal paylaşım sitelerinde videolar beğeni toplarken, bu yazılar unutulup gidiyor.

Blog kavramı için ,  “Bayan internette yazı mı yazarmış.” , ” –  İnsanlar günlüklerini niye yayınlasınlar ki “, ” – Oğlum, günlüğü kızlar tutar…” , ” – Özel şeylerini neden herkesle paylaşıyorsun”  diyen kişilerden hiç bahsetmiyorum. Onların nesli tükenmek üzere :)

Bu kadar video bağımlılığına karşı insanların kendi fikirlerini, düşüncelerini (hakaret kavramı dışında, başkalarını rahatsız etmeden) aktaramaması üzerinde durulacak bir şey olsa gerek. Herkes yazar olamaz, zaten beklenemez fakat kendi düşüncelerini yazan, kendi araştırmaları sonucu güzel kaynaklar ortaya çıkaran yazarların okunmaması iç açıcı bir durum değil.

Sonuç olarak, okuma alışkanlığı olmadığı için içerik üretmede sıkıntı yaşanan bir ülkede olduğumuzu düşünüyorum.

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Ergenekon ile Türkiye’nin Yer Altı Kaynakları
  • 23 Nisan
  • Google Analytics Geri Döndü
  • İspanyol TV’de Türkiye Belgeseli
  • WordPress Özel Alan ile Resim Ekleme
  • Comments (2)

     

    1. ebru diyor ki:

      artık bayanlar daha cok blog yazıyorrr:)

    2. Mehmet diyor ki:

      evet yazıyor da, hâlâ bayanların kendi fikirlerini ortaya atmalarından rahatsız olanlar var. Sadece bayanların değil, insanların kendi fikirlerini yazmalarından rahatsız olanlar var. Bu arada, senin de bloğun hayırlıolsun ;)

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi