KAYITSIZLIK KAYIT-SIZLIK

Ocak 19, 2009 | | İlk Yorumu Yazın

Ara sıra diğer kültürler ve dinlerle ilgili bilgilerimi tazelemek için bazı siteleri gezerim. (Sevivon.com-incilturk.com gibi) Birisi türkiyedeki musevilerin kendi inanç ve kültürlerini aktardığı , diğeri de türkiyedeki hristiyan bir cemiyetin sitesi.

Bir ilmi sohbette abilerimizle konuşurken konu açıldı. Sevivon sitesinin ismi geçince , o da ara sıra baktığını söyledi ve ilginç bir tesbitte bulundu. Bir günlük hazırlamışlar. Yahudilik tarihinin başladığı (5769 yılındaymışız)itibaren o gün olan olaylar yazıyor. (Mesela Geçmişten haberler: bölümünde mö 165 ‘de Makabi isyanı başlığında ,o gün yaşananlar kimin ne dediğine kadar kayıtlı)

Biz türkler maalesef bu kadar kayıtlı – kuyudatlı hiç olamadık. Bizim için tarih, yendiğimiz savaşlarla işaretlenmiş , zaferlerle dolu simgesel günler.

Halbuki devletlerin , milletlerin, coğrafyaların acı tatlı , puslu,gri, ölümüne yanlışların yapıldığı ve topyekün olarak ödenen diyetlerle doludur. Nitekim bizim hatalardan ders çıkarmama ve belli zaferlere odaklanma anlayışımız ”balık hafızalı” diye anılan bir tarih anlayışı ortaya çıkarmıştır.

Özellikle çöküş dönemi osmanlı (Bununda özellikle 1839-1923 arası) yeni cumhuriyet dönemi (1923-1950), kesin olarak çok partili demokrasiye geçtiğimiz (1950-1980) ve son dönem cumhuriyet (1980-günümüze) ile ilgili tarihte nelerin cereyan ettiğini tüm açıklığıyla öğrenememekteyiz.

Nelerin olduğunu belki ilgileniyorsak biliyoruz,ama niçin olduğu ve nelerin amil (etken) olduğunu tam kavrayamamaktayız. Veya kavrıyorsak da bir inanç ve ideoloji etkisiyle yazılmış eserler dolayısıyla tüm hatlarıyla inceleyemiyoruz.(Sol,sağ,milliyetçi, muhafazakar,laik düşüncenin hepsinin ayrı tarih anlayışı ve eserleri gibi)

Örneğin muhafazakar (dindardır kastım) kesim son dönem yaşamış ilmi çevreyi ve bu sahadaki önemli kişileri ne kadar biliyor. Sadece bir yol ve yöntem dahilinde bir cemaaat kurabilmiş olanlar hariç (Bediuzzaman ks, Süleyman efendi gibi) Onlar da yine tabiileri tarafından bilinmiş ama toplumun geneline mal edilmemiş.(Mustafa Sabri, Ali Haydar Efendi, Muhammed zahid Kevseri,  A.Hamdi Akseki,Musa Kazım,İsmail Hakkı İzmirli, Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl, O.Yüksel Serdengeçti, Sabri Çağlayangil,Ali Fuat Başgil, Cemil Meriç) gibi birçok ilim adamı ve üstad tarihin tozlu sayfalaruna gömüldü.

Bu insanlar ne gibi bir iz bıraktılar, hangi dönemde ne gibi işler başardılar, hangi kavram ve söylemler çıkardılar, günümüze etkileri nelerdir, bilmiyoruz.

Bir ara islami kesimde Mevdudi,Seyyid Kutup v.b  pakistan,iran,mısır orjinli alimler çok popülerdi. Evet ,önemlidirler,eserleri incelenmelidir ama… İlkönce kendi toprağımızdaki değerleri bilmeden,keşfetmeden, farketmeden uzaklara gitmek burdakilerin ruhunu sızlatır.  Bugün varolan değerler bize onlardan intikal etti çünki.

En azından ilkönce 1965-1970 döneminden başlayarak bizim pergelimizin ucunu kapsayan tüm bu grup ve kesimleri savunduğu fikirler , oluşturduğu kavramlar, fikir ayrılıkları, elde edilen değerler hakkında bir belgesel serileri yapılamaz mı? .

Bu konuda sol ve milliyetçi cenahında bu kesimden farklı olmadığını hatırlatalım. Geçmiş düzlemi irdelemeden ,araştırmadan, sonuçlandırmadan,  günümüzde sırtımıza binen yükleri ve bunların kaynağını bulamayız. Bulamayınca bir bütünün parçalarını ortaya saçmış oluruz.  En nihayetinde puzzle (yapboz)’ı birleştiremeyiz. Geniş perspektiften bakamayız.  Bu olmayınca meselelere analitik (çözüm silsilesi oluşturarak) yaklaşamayız.

Kayıtın en basit faydası (bizim için) yakın tarihte Orgeneral Özden Örnek’in tuttuğu günlüklerdir. O vasıtayla darbe ifşaatı gerçekleşmiş ve bu da Ergenekon diyen yapılanmayı açığa çıkarmayı tetiklemiş ve onun tarihsel süreci Susurluk ve Gladio yapılanmalarını deşifre etmiştir.

Bir günlük’ün yaptığına bak. Bir de tarihimizi kayıt altına alıp  tam manası ile incelebilsek daha neler çıkardı kim bilir.

(Mesela Atatürk’ün aldığı kararla Masonluğun yasaklanması atatürk’ün ölümüne veya öldürülmesine yol açmış mıdır? Menderes’in asılmasıyla ,son döneminde onları kayıt altına alma çalışmaları etken midir? Demokrasiye müdahaleler Türkiye’de hangi cemiyetlerin , hangi yapısal derin cemaat ve mahfillerle ilişkisiyle oluşmakta ,olgunlaşmaktadır.) Kendimizi daha iyi tanımak , kendi kapasitemizi değerlendirmek. daha sonraki kuşaklara birikimimizi taşımak için bunu yapmak zorundayız.

Onun için diyorum ki daha fazla kayıt, daha fazla inceleme, daha fazla tarih -medeniyet araştırmaları hazırlama /yayınlama, bu konulara ilgi gösterme diyorum.

Sonuç ne mi olacak, kendimizi çok daha iyi tanıyacağız .Kültürümüzü dış kaynaklardan ( Larousse gibi) değil , kendi yazgımızı okuyarak öğreneceğiz.

Mesala Cemil Meriç. Bir ansiklopedi bile çıkartamamıza (Larousse ayarında) hayıflanan bir düşünürümüzdür. Ondan sonra kaç sene geçmiştir ki hala bir sonuç yine yok. Kültürel erezyon olmaz da ne olur bu toplum. Kimliksizlik kimlik midir?

Bitsin bu kayıtsızlık. Bitsin bu kayıt-sızlık diyorum.

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Facebook Nedir? Tehlikeli midir?
  • WordPress 2.8 Mail-List Eklentisi
  • WordPress Mail-list eklentisi
  • Sevgili Günlük
  • Gazella ile 3 Kıta Bir Blogger Yarışması
  • Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi