Özür Diliyorsunuz, Yağ Gibi Üste Çıkıyorsunuz

Aralık 16, 2008 | | 2 Yorum yapılmış

Yıl 1914 Birinci Dünya savaşı başlamış. 1915 yılında Osmanlı bu savaşın içine çekilmiş, dünya üzerinde 600 yıl  hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğunun zayıfladığı biliniyor ve tarihten silmek için dünya birleşmiş üzerine yürüyor. Düşmanın hedefinde Çanakkale boğazını geçerek İstanbul’u işgal etmek. Böylece Boğazlar ve Osmanlı işgal edilmiş olup dünya üzerinde hülküm sürebileceklerdi.  Türkiye’nin her yerinden askerler eli silahlı Çanakkale’de hazır bekliyorlar. Emir ne ise sorgusuz sualsiz uygulanıyor. Komutanları hücum diyor, askerler siperden çıkıp düşman üzerine koşuyor. Komutan ‘Size ölmeyi emrediyorum” diyor. Askerler sorgusuz ölüme koşuyor.  Özetle Çanakkale’yi geçemediler…

Komutana soruyorlar; “Bu zaferi kazanan askerlerin nerede?”  Komutan işaret ediyor ve kanla sulanmış vatan toprağının üstünde yatan , vücudları hala sıcak  olan şehitleri göstererek  cevap veriyor; “İşte oradalar.”

Sadece Çanakkale değil.  Zaten 1. Dünya savaşı başlamış. Aç kurtlar gibi üzerimize bir çok cepheden savaş açılmış.  Bir çok kişi şehit olmuş. Memlekette eli ayağı tutan düzgün adam kalmamış denilecek kadar az. Eve dönenler de Gazi olmuş. Ya eli kopmuş ya da ayağı, ya gözü görmez ya da kulağı işitmez.

Şimdi siz diyorsunuz ki, memleket böyle bir durumdayken bizim atalarımız kalkmış. Bize hiç yamuk yapmayan , hiç zararı dokunmayan Ermeni komşularını öldürüp sürgün etmişler.  Soykırım yapmışlar. Efendiler,  memleketin zaten insana ihtiyacı var. Ne diye zararı dokunmayan adamı asıp kessinler?  Önce bu konuda beni ikna edin…

Kimbilir daha nişanlıyken şehit düşen, yatağında daha ayını doldurmamış bebeğini bırakanlar, hasta yatağında anasını bırakıp cepheye gidenler.

Hiç kimse kusura bakmasın.  Şehit düşen komşumun nişanlısına yan gözle bakacak, bebeğine süngü geçirecek, anasına işgence edecek… Tekrardan diyorum hiç kimse kusura bakmasın hiç kimseden özür dilemem. Dileyenden de hoşlanmam.

Benim mantığım almıyor cephede can yoldaşını vuran kişiyle, az önce kendisine öldürmek için kurşun sıkan birisiyle aynı safta namaz kılabilecek kişilikteki insanlar nasıl olur da en sıkıntılı günlerde, hatta yardıma ihtiyacı olduğu, insana ihtiyacı olduğu günlerde  suçu olmayan, zararı dokunmayan insanları yurdundan çıkarır? Neden?  Mantıklı bir açıklama var mı?

Savaş zamanıymış. Kimse öldürülmemiştir demiyorum. Öldürüldüyse de mutlaka bir nedeni vardır diyorum.

Şimdi o özür kampanyalarını açan arkadaşlar, buradaki adrese bir uğrasınlar. Önce bu listedeki şehitlerin isimlerini bir okusunlar, tek tek özür dilesinler. Benden değil, o şehitlerden…  Sonra ekranın üst tarafında şehir isimleri var. Oradan sırayla başlasınlar bir ili seçtikten sonra Kırmızı üzerine beyaz yazılı ARA butonuna bassınlar liste yenilenecek. Şimdi o listedekilerden de özür dilesinler. Sonra her şehir için aynı işlemi yapsınlar.

Bunları yaptıktan sonra dikkatlice okuyun.

Bunca olaydan sonra ben ayağa kalkıp, Dünya birleşip bize soykırım uyguladı demiyorsam,  İngilizlerden, Fransızlardan özür beklemiyorsam,  Hiç kimse benden özür beklemesin…

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Ozur Dileyecek miyiz? Özür Bekleyecek miyiz?
  • Sogutma yontemi
  • The Lost
  • Regaip Kandili
  • … Ve Cumhuriyet’in Sonu
  • Comments (2)

     

    1. serkan diyor ki:

      bu aydın diye gecinen kesim ermenilerden özür dileyenlerden bahsediyorum.tam aydınlanamamış sanırım. aydın olmanın krıterleri varmı,yoksa dış kesime yaranmak için kendi milletini karalamak,rencide etmekmi gerekiyor.bu insanlar bence aydın olamaz zavallılar

    2. TEAkolik diyor ki:

      O malum sayfadaki isimlere tek tek bakın lütfen…

      Aralarında 1 tane Türk yok…

      O malum sitedeki sayfaya bakın ve o isimleri ezberleyin lütfen …

      Onların bu vatanda nefes almaya hakları yok..!

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi