Renault Fluence Blogger Etkinliği

Ekim 5, 2009 | | 4 Yorum yapılmış

Renault ve Proximity İstanbul sayesinde güzel bir etkinlik olduğundan bahsetmiştik. Selçuk Erdem’in deyişiyle bir otobüs dolusu blogger, dakikada 1 araba çıkarabilen ufak bir şehir olarak nitelendirdiğimiz Renault üretim tesisini gezdik, gördük, eğlendik. Bir otobüs bloggerı fabrika içerisine alma cesareti gösteren ve bizi çok iyi ağırlayan Renault yetkililerine teşekkür ederiz.

Yediklerimiz içtiklerimiz bizim olsun :)

Günlük yaşantımızda araba diyerek basit bir şekilde dillendirdiğimiz o cismin nasıl aşamalardan geçtiğine şahit olduk ve inanın ki “ARABA” kelimesi beynimizdeki o basitlik imajından çıktı. Gördüğümüz dev robot kolların mikron derecesinde hata oranı ise inanılmaz diyebilirim. Fabrikanın  sadece bir kaç bölümünü gezmiş olmamıza rağmen, başımız döndü.

Üretimde punta çaktık. Ustadan geçer not aldık.

Daha iskelet olmamış parçalar alttaki tünellerden, üstteki yollardan  istasyon istasyon geziyor. Her durakta gerek robot, gerekse insanlar tarafından ince bir işçilik görüyor ve şekilleniyor. Kendi tabirleriyle evlendirme dairesi, hastanesi, doğumhanesi olan bir tesis. Doğumhane diye tabir edilen bölümde kontağa basıldığında çalışan araçlar çıkıyor.

Aklıma sayfalar dolusu kod yazıp çalışmadığı günler geldi :) Programcı olduğumdan olsa gerek yetkiliye soramadan edemedim. Kontağa basınca hiç çalışmayan araba oluyor mu diye :)  Çok ufak hatalar dışında büyük sorunlar doğumhane kısmına gelmeden önleniyormuş. Bu yüzden o banttan her araç çalışarak çıkıyormuş. Bir de tek bant üzerinden tek tip araç çıkmaması şahsen beni şaşırttı. Hammadde tedarik süreci oldukça gelişmiş olmalı. Bazı fikirler oluştu kafamda , daha sonraki yazılarımda gözlemlerimi ve buna bağlı oluşan fikirlerimi ayrıntılı yazacağım.

Beklenen an…

Renault Fluence açılıyor. Araç büyüleyici gözüküyordu uzaktan. Dizayn konusunda başarılı bir çalışma olmuş. Aracın bagaj kısmı büyük olmasına rağmen içerideki alandan tabiri caiz ise çalınmamış. Arka koltukta otururken ayaklar sıkışmıyor ,  yayılın yayıldığınız kadar :) Koltukları ortopedi doktorları dizayn etmiştir diye düşündüm. Vücudu kavrıyor ve kendinizi rahat hissediyorsunuz. Direksiyon yumuşak ve rahat tutuluyor.

Torpidoda kullanılan malzeme kaliteyi oldukça yükseltmiş. Göstergeleri canlı fakat göz yormayan şekilde tasarlanmış. Bu araç ile kaybolmayı unutacağınıza inanıyorum, üzerindeki nagivasyon dünya haritasını barındırıyor. Sanırım Renault  bünyesindeki  filozoflar “dünya küçüktür” tezini doğrulamak istemişler.  Bagaj kısmı ise insanı şaşırtan cinsten.

Dışarıdan bakıldığında normal binek bir araç gibi gözükmesine rağmen bloggerlar test etmeyi ihmal etmedi. Öncelikle Kaan Sezyum tek başına girdi bagaja. Tek kişilik testi böylelikle geçmiş olduk. Arkadan Burak ve Cem aynı anda bagaja girerek bagajın oldukça büyük olduğunu ispat etmiş oldular.

Sürüş keyfini yazacak şansı bize verecekleri günü sabırsızlıkla bekliyoruz ;)

Aracı bloggerlara verirseniz girilmedik yeri kalmaz , Renault yetkilileri kendi araçlarının yanına yaklaşamadı :)

Araç incelemesinden sonra bize verilen büyük bir görev  “Fluence bir blog olsa?”

Bu zorlu görev için  Selçuk Erdem, Erdil Yaşaroglu ve Kaan Sezyum önderliğinde 3 takım kuruldu. Selçuk Erdemin kaptanı olduğu takımdaydım. “Sen Çok Değiştin” sloganıyla bloğu tasarlamaya başladık. Önümüzdeki günlerde oylamaya sunulacak offline bloğumuzun kazanacağından şüphem yok :)

Selçuk Erdem’i çizerken canlı izleme imkanı bulduk, oldukça rahat ve işine önem veren biri.

Cem’den aldığım bilgilere göre bu etkinliğin devamı gelecekmiş :)

Sunipeyk görsel öğe beğeniyor

Mutlu sona yakın

Selçuk Erdem canlı çiziyor

İmzasız olmaz

Sevgili günlüğüm İskender Kebabı yedikten sonra Renault Yetkilileri bana günlük verdi, yazı yazmam için. Seni aldatmadığımı bilmeni isterim :)

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • 3 Ekim 2009 Renault Fluence Gezisi
  • Renault Fluence Blog Olacak
  • Şeytana Pabucunu Ters Giydirmek
  • Bedava online canlı DIGITURK seyret izle
  • Gazella ile 3 Kıta Bir Blogger Yarışması
  • Comments (4)

     

    1. ahmet islamoğlu dedi ki:

      hımm. demekki isteyince herşey oluyormuş. (Anonim) :)

    2. Nikotin dedi ki:

      :D baktıkca sinirlerim bozuluyor 2009 model clio 3 de akşam farları açınca göstergenin ışıklarının yanıp yanıp söndüğünü rahatlıkla görebilirsiniz servise göre normalmiş :)

    3. Özgür dedi ki:

      Sürüş keyfini tatmak için fabrika ziyaretine gerek yok. Herhangi bir Renault bayisine gidip test sürüşü yapılabilir. :)

    4. Mehmet dedi ki:

      Bayiye gidip herkes test sürüşü yapar fakat, buradaki olay bir blogger sıfatıyla test sürüşü yapılması. Çağırdılar lakin, hem Bursa’da ikamet ediyoruz hem de işimiz dolayısıyla gidemedik o da ayrı bir olay :)

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi