Hormonlu meyveler derken artık yediğimiz balığa da hormon karışıyor. Klasik söylentiler vardır, balığın süzgeçlerinden bayat olup olmadığı anlaşılır, << sözüm meclisten dışarı >> balık taze gözüksün diye süzgeçlere boya sürülür gibilerinden. Artık 6 aylık balığı 1 yıllık balık niyetine yiyeceğiz. Ne kadar sağlıklı olur ne kadar tatlı olur bilinmez. Neden doğal yolları seçmiyoruz anlamış değilim. Maliyet dediğiniz 3-5 kuruş. Zararı ise, istatistiklere göre artan kanser vakaları…
Buradaki habere göre, Alabalığa uygulanan bir gen transferi ile alabalık 6 aylık iken normal sürede 1 yıllık büyümüş gibi oluyormuş. Yani 6 aylık balığı 1 yıllık niyetine yiyeceğiz. Bu uygulamayı artık, kuzularda, danalarda ve bilhakis her alanda göreceğiz gibi duruyor. Doğal yaşamı neden kendi haline bırakmıyoruz.
Uzun zaman önce konuşulmaya başlanan e-kitaplar son kullanıcıyla buluşmaya başladı. Aslında E-kitap tabiri biraz küçümsemek gibi oluyor. E-kütüphane denilmesi daha mantıklı olur gibime geliyor. Normal kitap boyutunda olması günümüz teknolojisinde bana büyük geldi, 160 Roman kapasiteli olması beni çok fazla şaşırtmadı fakat oldukça da ilgimi çekti :) Şarj süresine hayran kaldım. Savaş ve barış Romanını 5 kere okuyacak kadar şarjın yetmesine gerçekten hayran kaldım.
Uzun yıllar önce Casio databankım vardı. İçerisine tüm arkadaşların telefon numaralarını kaydetmiştim. Günün birinde pil ve yedek pili bitince tüm bilgilerim silinmişti. Günümüz teknolojisinde SD-kartların olması çok güzel. Bu tür aletlerde SD-kart kullanımı şarj bitiminde hafızanın silinmesini engelliyor. Evlerdeki raflı büyük kütüphaneler nostalji filmlere konu olacak sanırım. Bu ürünler son aldığım bilgilere göre İngiltere’de satışa sunulmuş. Türkiye ye gelmesini sabırsızlıkla bekliyoruz.
Bir robotumuz vardı, Mars’a gittiğinden beri araştırma yapan. Örnekleri toplayıp, analiz ediyor ve bilgileri dünyaya gönderiyordu. Çektiği resimlerle Mars’ın nasıl bir yer olduğunu öğrenmiştik. O şirin robot bir hendeğin içine girip buz sanılan bir örnek almış ve onu ısıtmış. Alınan örneğin buz olduğu doğrulanmış. Yani yıllardan beri su aranıyordu. İşte su buluntu. Marsta atmosfer oluşabilir ve o atmosferde yaşam sağlanabilir mi? şimdi bu sorunun cevabını laboratuar ortamında deneyerek araştıracaklarmış. İnsanlığı mı yoksa nesli tükenen hayvanları mı oraya mı götürecekler merak konusu :) Bence oradaki madenleri de araştırıyor olabilirler. Afrikanın elmaslarını, ortadoğunun petrollerini tükettik. Başka gezegenlerden başka kaynakları araştırıyor olabilirler.
NASA bu gün -bize göre gece- Phoenix’te konferans verecekmiş.
Bir zamanlar autocad, photoshop, cadcam gibi çok pahalı yazılımlar için bilgisayarcılar dolaşılırdı. İşine yaramayacak olsa bile bilgisayarına yükletirlerdi. Maksat, 2000 $ lık program var bende demek için. Ne de olsa o parayı ödemiyordu.
Şimdi, yazılım piyasası da rekabet içinde ve sanırım bu rekabeti Google çok iyi yapıyor. Bir zamanlar arama motorlarında sitenizin gözükmesi için para verirken, google bunu çok iyi kullandı ve arama motoru bedava ilk sayfada reklam ücretli diyerek insanları kendi arama motoruna sürükledi. Çok iyi biliyorum, 1998-1999 yıllarında altavista ‘yı kullanırdık :) nerede.com vardı sanırım eklemesi ücretli. Google gel bana bedava deyince, diğerleri alt üst oldu :)
Şimdilerde ise, microsoft‘un ya da diğer firmalara ait olsaydı çoktan ücretli olacak picassa, google eart gibi bir çok programı da piyasaya sürerek rakiplerinin de benzer programları piyasaya ücretsiz sürmesini sağladı. Arada olan bir zamanların şahene programları photoshop gibi paha biçilemez programlara oldu. Neticede kullanlar mutlaka vardır fakat, bir çok kişi lisanssız photoshop yerine picassa ya da benzeri program kullanıyor.
Google SketchUp ile 3d modelleme programını piyasaya sürerek, rakiplerini korkutmuş olacak ki; Microsoft da benzer bir 3d programını piyasaya ücretsiz dağıtıyor. Normal program değerinin 600$ olduğu bilenen trueSpace programını ücretsiz piyasa sundu. Her nekadar eskiden sizi sömürüyordum şimdi, paragöz değilim demeye çalışsa da hiç başarılı olamıyor. Neticede Türkiye şartlarında windows lisansı hala 200 $ civarlarında.
Bir ara windows startter edition modeliini 30$ ‘a satmaya kalktıysa bile tepkileri üzerine toplamıştı :)
TARAT anlam bakımından “Türk Amatör Radyo Astronomi Topluluğu” ‘dur. Önceki yazılarımda basettiğim Türkiye’de olmayan fakat, dış ülkelerde oldukça popüler olan radyo astronomi’nin Türkiye’de hareketlenmesi demek. Amatör denemelerimde Gökbilim forumdan yardım almıştım. O forumda geçmişten gelen meraklılar ve bilgiler vardı fakat, amatör olarak Türkiye’de oldukça yaygın ve bilenen bir bilim dalı değildi. Okullarda teorik olarak bilgileri verilse de pratikte uygulama sınırlı ve az idi. Amatör olarak uğraşan bizim gibi boşa kürek çekenler vardı fakat resmi kurumların desteğini alan bir topluluk malesef Türkiye’de yoktu.
Gökbilim forumda tanıştığım amatör telsizci TB2NMR - Ruha bey ve Nazlı Hanım; Türkiye’de bu alanda amatör bir topluluk çalışmalarının sürdüğünü anlattılar. Gruba katılma isteğimi de reddetmediler sağolsunlar. Bizi de gruba dahil ettiler.
Aslında 2007 yılında e-posta grubu ile başlayan bu yolculuk 2008 yılında daha da aktif bir hal aldı. Erciyes Üniversitesi Astronomi bölümü, Ankara Üniversitesi rasathanesi, Nasa ile görüşüldü, bilgiler alındı. İşin en güzel tarafı ise bu kurumların bizlere destek vermeleri ve teorik-pratik bilgi vermeleri idi.
TARAT ; “katılım sağlamak isteyen, uyarı ve güvenlik talimatlarını yerine getirdikleri sürece herkese açık bir projedir. Her türlü konu dışı tartışmadan uzak kalarak sadece bilimsel çalışmalarda grup çalışması yapılması genel kuralımızdır.” diyerek, mevlana misali kim olursan ol gel demektedir ;)