Yılbaşı Nam-ı Değer Noel

Aralık 27, 2007 | | 1 Yorum yapılmış

Kent gazetesi köşe yazarlarından Mustafa Bey‘e ait oln bir yazıyı olduğu gibi yayınlayacağım. Efendim yorumları oldukça güzel ve mantıklı. Milli beraberlik üzerine kurulu bir mantık. Yazıda en çok hoşuma giden ve gerçekten sorulması gereken bazı sorular;

Kurban Bayramı öncesinde neden Kurban dedeler olmasın?
Ramazan Bayramı öncesi neden Ramazan dedeler olmasın?

Hiç bir sayfası günahlarla kararmayacak yeni bir yıl ve güzel bir hayat diliyorum ve yazının tamamıyla sizi başbaşa bırakayım. Çünkü yazı okumaya değer… Mustafa Bey’e bu yazılarından dolayı teşekkür ederim.

Yeni Bir Yıla Girerken
Yıllardır cami kürsülerinden ve hutbelerden Miladi yılbaşı ile ilgili olumsuz çok şeyler söyledik ve söylendi. Yılbaşı kutlamalarının bizim inancımız ve adetlerimiz arasında olmadığı, Hıristiyan kültür ve inancına ait bir uygulama olduğu belirtildi ve bu yanlış anlatılmağa da devam edecek. Yapmayın, haramdır, yasaktır ve yanlıştır demek elbette kolaydır. Fakat kolay olmayan şey, sizin inanç ve kültürünüz üzerinde baskı oluşturan, unutturan, yok eden olumsuz şeylere karşılık sizin alternatifler üretip ortaya koymanızdır. Bu çalışma ve faaliyetleriniz yok ise, istemediğiniz zararlı akımların, yılbaşı, noel gibi yortuların yerleşmesini engellemeniz zor ve çok güç olacaktır.

Bizler ülke ve millet olarak diğer İslam ülkelerinden farklı konuma sahibiz. Coğrafya olarak sınırlarımızın çoğu Hıristiyan ülkelere komşu, batı ülkeleri ve Hıristiyan kültürü ile her zaman iç içeyiz. Bu sebeple onların etkisinden kurtulmanın yolu, milli ve manevi değerlerimizi canlı tutacak süslemelerin, afişe etme ve tanıtım faaliyetlerinin çok ileri safhada olması gerekmektedir. Bu gibi faaliyetleri ise resmi kurumlarla değil, sivil toplum örgütleri aracılığı ile yapmalıyız. Ö–rneğin dinimizin iki büyük bayramından birisi olan Kurban bayramını yaşadık. Gel gelelim hiçbir cami bahçesinde, sokak veya reklÖ¢m panolarında bayram namazı, kurban veya bayram olduğu görüntüsü veren herhangi bir afiş ya da bilgiye rastlamadınız. Tabi ki böyle olunca daha çok reklÖ¢mı yapılan anlatılan ve gösterilen yılbaşı kutlamaları çocuğumuzun gönlünde ve kafasında yer edecek ve iz bırakacaktır. Camileri yaptırma dernekleri var, fakat camileri sevdirme derneği yok. Dini bayramlar var, fakat dini bayramları yaşatma dernekleri yok. Her mahallede, fakirlere yardım derneği, öğrencilere yardım derneği, çevre koruma ve güzelleştirme dernekleri maalesef yok. Ecdadımız, insan için gerekli hizmetleri tamamen vakıflar ve dernekler yolu ile gidermiştir. Fakat bugün bizler en küçük şeyi dahi devletten bekliyoruz. Bu nedenle noel bayramları ve yortularının, Hıristiyan kültürünün daha doğrusu yabancılaşmanın önüne geçmenin en etkili yolu, dini gün ve gecelerimizi, milli gün ve bayramlarımızı insanımızın dimağında taze tutacak çalışmaları yapan sivil toplum örgütlerine çok ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Bir yapının sadece iskeleti çok cazip gelmeyebilir. Fakat mevcut iskeleti süsler, güzel elbiseler giydirirseniz cazip hale getirirsiniz. Camiler ortadadır ama teşvik ve sevdirme maalesef yetersizdir. Ezanlar okunmaktadır, fakat minarenin gölgesinde çocuklar ve gençlere yönelik hiçbir şey yapılmamaktadır. Büyük camilerin bahçelerinde veya merkezi yerlerde bir derneğin organizesiyle, hediye dağıtan Kurban dede, Ramazan dede neden olmasın? Benim çocuklarım Neden? Noel baba şarkıları ve onun efsaneleri ile büyüsün….
€œKurban bayramı namazından on dakika önce, caminin tam dolduğu saatlerde, cübbe ve sarığımı giyerek birinci saftan başlayıp her safta bulunan çocuğa bir kitap ve çikolata, şeker cinsinden hediyeler verdim. On iki yaşından küçük seksen beş çocuğun bayram namazına geldiğini gördüm. Küçük çapta da olsa bu faaliyetiniz sizi ve dininizi ön plana çıkarmağa yetmektedir. Çocuk için unutamayacağı en güzel bayram hatırası bu olsa gerek. Cami, İmam ve dininiz.€œ
Malumunuz noel, Hıristiyanların, İsa’nın doğum gününde kutladıkları bayramın adıdır. Son zamanlarda milletimizin fertleri arasında yaygınlaştırılmaya çalışılan yılbaşı kutlamalarının temeli de Hıristiyanların bu dini bayramlarına dayanmaktadır. Nitekim yılbaşı kutlamalarında hazırlanan ışıklandırılmış ve süslenmiş çam ağacı, Hıristiyanların Noel yortusunda yer alan Noel ağacını ve yine kendine özgü kıyafetleriyle Noel baba da, Hıristiyan kültüründe yer alan efsanevi kişiliği temsil eder. Bunları söylerken bize ait yılbaşı yoktur demiyorum. İslam alemi özellikle Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretini baz alan Muharrem ayının birini yıl başı olarak kutlamaktadır. Fakat ülke olarak, batı ile bütünleşme adına miladi takvimi kabul etmişiz ki öyledir, o zaman bu kutlamaları Hıristiyanlar gibi değil, Müslümanlar gibi yapmalıyız. Dinimiz, bizlerin imanlarında, ibadetlerinde, milli ve manevi gidişatımızda Müslüman olmayanlara benzememizi, onları taklit etmeyi, onların dinlerinin ve inançlarının alameti olan şeyleri yapmamızı yasaklamaktadır. (Tirmizi)
Bazı Müslüman kardeşlerimizin çılgınca ve bilinçsizce kendini kaptırdığı yılbaşı eğlenceleri, içine düştüğü taklitçilik ruhunun dışa yansımasıdır. Müslüman maziye karışacak olan bir seneyi hayırla sona erdirip yeni bir yıla hayırla başlamalıdır. Peygamberimiz (S.A.S) €œAllah’ın adıyla başlamayan önemli hiç bir işte hayır yoktur€ buyurmaktadır. Yılbaşı gecesinde milli ve manevi değerlerimizi ayaklar altına alıp Hıristiyanları taklit etmek suretiyle Allah’a isyan ederek başlanacak bir yıldan ne hayır beklenebilir? Onun için bir şey yapılmak isteniyorsa, geçmiş sene de yapılanlar bir gözden geçirilmeli, bir sene içerisinde dünya ve ahirete yarayacak ne işlediğinin muhasebesi yapılmalıdır.
Sahip olduğumuz yüce değerlerimizi kaybetmeyelim. Rabbimizin bize bahşettiği milli ve manevi değerlerimizi yıkıp gidişatımızı bozmadıkça Allah bu nimetleri elimizden almaz. Ama biz bunların kıymetini bilmez taklitçilik yoluna gidersek sahip olduğumuz değerleri kaybederiz. Yüce Rabbimiz bir ayet-i kerimede mealen şöyle buyurmaktadır. €œ…Bir millet kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onun durumunu değiştirmez..€
Su gibi akıp gidiyor, ne çabuk geçip gidiyor, sırası gelenleri, seçip gidiyor zaman.. Bu dünyaya geldin ne amel kıldın, Ö–mrün geldi geçti pişman mı oldun? Şimdi huzuruma sen nasıl geldin? Derse Allah ben ne cevap vereyim..
Hiç bir sayfası günahlarla kararmayacak yeni bir yıl ve güzel bir hayat diliyorum… Birkaç gün sonra idrak edeceğimiz 2008 yeni yılınız hayırlı olsun. 28.12.2007

.

Bu Yazıları Okumak Yürek İster:

  • Google’dan Yılbaşı Süprizi
  • üniversitede roman yazmak….
  • Vb.net ile Download ve Upload İşlemleri
  • Python İle Ortalama Vade Hesabı | Pardus İçin
  • Canlı Bombalarla iş Görüşmesi
  • Comments (1)

     

    1. eda suner dedi ki:

      mutlu yillaar:) “neyi, nasil, ne zaman istiyorsan oyle olsun” dileklerimle…

    Leave a Reply

    CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi